1/12/10
Efe
Yazmanin zamani geldi de geciyor anladigim kadariyla.
Koca bir yilin degerlendirmesi kuskusuz bundan daha uzun surer, surmelidir ya da...
Anlatirim da geregini goremiyorum artik her bir dosyayi acmanin kafamdaki.
Polis karakolunun en ucra koselerinde kalan. Acilip okundugunda her insana dokunacak dosyalar mutlaka...
Gerek yok acmaya artik. Sadece yeri ve zamani onemlidir.
Gelir hepsinin faili mechulu vicdan kiyilarina...
Neyse sapmasin konu...
2009 gidenlerin yili olmus.
Onu farkettim ben.
Sindirdim sonra alkollu gecelerde alinan yemek gibi.
Hani yersin, sabaha cikar ya alkolun etkisiyle.
Miden kabul etmez adeta...
O ne kadar sindiriliyorsa ben de o kadar sindirdim o dosyalari.
Tozlu raflara koydum sonra hepsini.
Orada durmalari degistirmedi olduklarini...
Gitti tek tek herkes. Baktim ben yerimde sayiyorum.
Ben de ufak degisiklikler yasiyorum aslinda.
Benim icin ufak, insanlik icin buyuk adimlar bunlar aslinda... Caktirmiyorum sadece...
Beni bir adim daha yaklastiracak degisimler bunlar.
Gercege tabiki neye olacak?
Ilk defa diyorum ki 2010 sakin gecmesin. Oyle bir gecsin ki "Ne ara yahu?" dedittirsin insana.
Yogun olsun, alabildigine...
Ceza ve Sezen Aksu sarkisi gibi olsun.
Bildigi gibi gelsin.
Ben mi? 2009'da yikilmadim, 2010'da niyetim yok pek.
Hatta 2010 daha kotu, daha "yalniz", daha "anlasilmaz" ve hatta daha cok "soru isaretleri"yle gecsin...
Oyle gecsinki anlayayim nedir ne degildir.
Kotu gecsin kisaca. Neden mi? Bunca sene iyi gecsin dedik, ne oldu? Ne degistiriyor?
Saldim cayira, mevlam kayira...
Bu yildan ne istiyorum ben?
Bu yildan huzur istemiyorum. Bu yildan mutluluk istemiyorum...
Okudugum bir fikrada bile gulebiliyorsam ben hala daha...
Raki bardaganin dibini de vurabiliyorsam hala daha icerken...
Hala daha icimde varsa su kilolari kaybetme istegi...
ve bu istege uyup hayatimda ilk defa, bunun icin birsey yapiyorsam ben.
Destegin alasini, sonsuzunu gorebiliyorsam etrafimdan ben hala daha...
Maneviyat anlaminda daha ne isteyeyim ki?
Maddiyat bu yilin ana fikri.
Abes olacak ama kullanirim heralde bu sene bir Aston Martin..
Alirim demiyorum, dikkatinizi cekeyim. Zor valla o ama bes senelik kalkinma planinda bulunmaktadir kendisi.
Kotu bir yazi degil bu, asla...
Ilk defa ben, bu kadar duygusal oldum hayatimda. Gidenlerin ardindan, biraktiklarinin ardindan.
Babamin ardindan...
Ailemin ardindan...
ve ilk defa dayandi elim yere bir sure... Oncekilerden uzunca bir sure.
Daha onceleri de dayanmisti, kim bilir kac defa daha dayanacak o el yere...
Sonra vurdum dizimi de yere...
Biliyorum ki kalkacagim ben o yerden ellerim iki yana...
Dedemin lakabi gibi ayni...
"Efe" gibi...
12/18/09
Keske...
Hatirliyorum o gunlerimizi. Sen bilgisayar basinda, ben yaninda. Gece gec saate kadar yanindayim.
Aliyorum elime bir kalem, bir de sen veriyorsun oradan bir kagit.
Oturup resim ciziyorum... Cok begendin sen hep benim cizimlerimi.
O yuzden hic cizmedin sen benim okuldaki resim odevlerimi.
Yapardim zaten, biliyorsun. Sen kimyayi severdin, ben resmi. Resim der baska birsey demezdim.
Demedim de... Hala daha demiyorum.
Sen bana hani o gun dedin ya halamlarda oturuken sirtima vurupta...
"Nasil istersen onu yap oglum" diye... Ben o gun senden oyle bir guc aldim ki...
Senin verdigin o gucle, o arkamda durdugun kaya gibi guvencenle oyle bir ilerliyorum ki ben bu yolda.
Simdi bitsen yanimda gulersin sakllarinin arasindan sakince, gururla...
Onceden yolladigim resimlere bakipta anneme dermissin "benim oglum mu yapiyor bunlari tek basina?" diye...
Yardim edecektin sen oysa bana...
Yine yaptin yapacagini degil mi? Yaptirdin bana butun isleri.
Zevkle yaptim ben de aynen senin gosterdigin gibi.
Olmadiysa da bir kenari, dusundum... "burada olsaydi nasil yapardi?" diye...
Olduramadim ama elimden gelen en iyisi bu benim.
Biliyorum cok ogrenmem gerek, cok ilerlemem gerek bu yolda.
Cok seyler gorecegim daha, yeni basladik degil mi?
Bir adim ilersini dusunecegim ben hep...
O gecelerden bir geceydi yine, dukkandaydik.
Ben senin solunda, sen bilgisayarda.
Rovasata ceken bir futbolcu cizmistim ben.
Sen ona baktin... Gozlerini kamastirip bir daha baktin... "Cok guzel olmus " dedin...
Aldin onu koydun bir kenara.
Dusunmedim ben senin soyledigini hic. Yapmistim cunku ben o resmi, yine yapardim.
Aldiris etmedim.
Ertesi gun gelen yakin bir arkadasina "Su dinamiklige bak yahu" diyip cikarip gosterdin..
Gulebildim sadece. Bildigim en guzel duygu oydu cunku o zamanlar. Cok kucuktum...
Hatta bir keresinde de Sinter Seramik'te bana bir seramik getirip. "Boya istedigin gibi" dedin...
Ben de boyarken aldin elimden fircami "Bak boyle yap" dedin...
Ben ne zaman bir tablo, bir resim yapmaya kalksam hatirlarim onu...
Hala da senin gosterdigin gibi yaparim biliyor musun?
Biliyorsun tabiki...
Pisirdik sonra biz o seramigi. Sen onu cerceveletip duvarina astin.
Arkasindan pastel boyalarla yaptiklarim geldi. Onlari da cerceveletip astin duvarina.
"Nereyi cizeyim?" dedigim de o kadar basit soylerdin ki, hep daha fazlasini isterdim senden.
Oysa sen hep ayni seyi soylerdin...
"Gordugunu ciz..."
Ciziyorum simdi gorduklerimi okullarda. Oysa sen bunu bana seneler once soylemistin.
Anlamamistim onemini...
Cok ufacik seylerden zevk alirdin sen hep. Cok kucuk olsalarda, seni mutlu ederlerdi.
Cok guzelmis o duygu meger...
Hatirlar misin o zaman bizim bahcemize dolmus gelmezdi. Birakirdi uzaklarda.
Ben de cilgin cocuk, indim orada. Yuruye yuruye geldim senin yanina.
Cam agaci dikmistik. Benim diktigim bir tanesi vardi ki cok kocaman olmustu.
En son 3,5 sene once gordum, boyumu gecmisti...
Ben hatirlarim ki o gun senin yanina yuruyerek geldigimde, kovayla su tasiyip cicekleri sulamistim.
Hala hatirliyorum biliyor musun?
Biliyorsun tabiki...
Onca zaman sonra... Herseyden sonra.
Herkesten, butun olaylardan sonra.
Hatirladigim en net sey nedir biliyor musun?
Hani dedemi kaybetmistik.
Ben inmistim mezarina. Tahtalari koyup son gorevimi yapmistim ya.
Kapandiktan sonra seni aramisti gozlerim.
Agladim aglayacagim.
Oysa cenazede, ustelik bu kadar yakindan birisinin cenazesinde aglanir degil mi?
Aglayamadim ben...
Guclu olmaliydim senin gibi...
Basim dik, yenilmemis, hayata karsi duran olmaliydim...
O gun neden sana baktim biliyor musun?
Dayanamadim cunku...
Sendin benim ornegim... Sen olmadan aglayamazdim ki ben...
Gordum seni sol arkada... Bana bakiyordun... Actin kollarini sonra...
Yaklastim yanina, son adimlarda tutamasam da kendimi sarildin ya bana orada oylece.
Herkesin ortasinda, kimseyi gormeden agladim ya ben senin kollarinda hayatimda ilk defa herkesin onunde...
"Aglama, bak deden de istemezdi" dedin bana...
Istemezdi gercekten...
Hickira hickira agladim ben sen bana sarilirken...
...ama babasinin oglu. Gormesin diye kimse sildim goz yaslarimi, oyle dondum.
Simdi senin oldugun yerden cok uzaktayim.
Her hatiran, her anin kalbimde benim.
Basin dik olsun senin hep olur mu?
Dedigime bak yahu, senin zaten basin hep dikti ogullarina karsi...
Biliyordun ki, inaniyordun ki hep en iyisini yapacagimiza...
Oyle de yapiyoruz baba...
Ayri yerlerde olsak bile ayrilmadik biz hic.
Hic tam olmadik ki biz zaten. Alisigiz ayriliga.
Keske sen de bir telefon uzagimiz da olsaydin be baba...
Keske yollasaydim sana yaptiklarimi...
Keske hatirlatsaydin bana yine "anneni ara" diye...
Keske olsaydin da beraber gelseydik herseyin ustesinden.
Arasaydim seni birseyi merak ettigimde...
Keske...
12/13/09
Test
Neyse sunu bir yollayayim da ciksin aradan...
Demisler ki yapan arkadaslar;
Eger muhendisseniz, 3 dakikada
Eger mimarsaniz, 3 saatte
Eger muhasebeciyseniz, 3 ayda
Eger avukatsaniz, muhtemelen hicbir zaman....
Komik geliyor bastan ama neden "3"lere takili kalinmis anlamis degilim hani...
Neyse efendim 2 dakikanin altinda bir zamanda cozdum galiba ben. Sembol olmalari sizi sasirtmasin yalniz, ille x veya y veya z demelerini beklemeyin bana kalirsa. Kendiniz degisitriverin...
Aksama Dexter'in sezon finali var. Kendisini severek izleriz, soguk kanlilikla. Keser bicer ama bir tanedir o. Oyle kotu adam degildir. Ruhsuzdur biraz, biraz da duygusuz. Oyle o da ne yapalim...
Bakalim bu sezon finali nasil olacak. Merakla bekliyorum. Showtimes'da yayinlaniyor bir tek. O da bizde yok. O yuzden saatinde izleyemeyecegim ama olsun, yine de heyecanli bir bekleyisteyiz.
FlashForward'a da baslamistim ama baya oldu izlemeyeli. Dun gece de yatarken bir Family Guy actim, onu izledim bir iki bolum. Bazen super oluyor yahu bolumler, karnima agri giriyor. Simpson gibi degil ama farkli bir tarzi var. Komik yani... Izleyin derim...
Cay olmustur, bir caya bakayim. Hatta bir bardak kendime koyayim. Afiyetle iceyim derim. Ne dersiniz?
12/11/09
Yapay Zeka
Biraz sonra Final sinavima girecegim. Otrudum super kahramanlardan bahsediyorum. Filmler filan. Ne guzel valla. Soguk gerci burasi baya. Usumedim aslinda ama iste sogukluk geliyor yukardan yukardan. Simdi hemen yaparim sinavi cikarim dersten. Oh mis gibi...
12/9/09
Banyo gunlugu
Ciktim banyodan. Ayna bugulanmamis nedense bu sefer. Yine soguk suyla yikandim sanirim. Farketmedim desem yeridir.
Cikardim tras takimlarini. Kremidir, bicagidir, losyonudur.... Kopukledim yuzumu once. Tras olmak sanattir bana gore. Boyle guzel olacaksin, saginda solunda kalmicak. Cikmasa bile kalmicak arkadas. Yanaklarda cikmiyor mesela, oralari bile aliyorum. Cikmiyor dediysem sakal, sari sari killar cikiyor onlar da kaliyor sonra.
Bir guzel oldum trasimi. "cocuk" cikti meydana hemen. Tenim beyaz, bildigin beyaz peynir. Bir iki yerde "Feta Cheese" dedim, anlayan olmadi burada ama anlamissinizdir.
Simdi ne var sirada? Arkani toplamak. Bicak yikandi, yerine kondu. Kopukte aynen.
Biraz once farkettim ama losyonu surmedigimi. Bu sefer surmeyeyim bakalim. Ne olacaksa...
Giyindim sonra. Ciplak dolasilmaz evde. Geldim bir yazi yazmak geldi icimden.
Her zamanki playlist yerine oynak seyler caliyorum su anda. Gece olmus 11...
Chopin'e donerim ilerleyen saatlerde tabiki.
Rahatlatmak lazim beynimizi degil mi? Ha derseniz ki biz 50 Cent'le rahatliyoruz, rahatlamak degildir o.
En azindan bu saatte...
Hava biraz bozacakmis sabaha dogru. Bozacak dediysem benim icin iyi, digerleri icin kotu bir durum bu. Soguk guzeldir. Hele hele yarin olacagi gibi kar bekleniyorsa superdir. Simdi bu laflari bir daha okuyunca su internette kaslarini aldiran gerzege benzedigimi dusundum. Sorun yok. O ben degilim... Ya da Ben o degilim. Soyle anlatiyim alakam yok onunla. Guzel taklidini yapmam sorun degil benim icin. Allahin bir kulu o da sonucta. Olmasa daha iyiymis ama yapacak birsey yok. Karsi da gelinmez simdi koca fabrikaya bir defolu mal icin. Geciyoruz efendim...
Cok isim var aslinda simdi. Nasil yapsam? Neresinden baslasam diye dusunuyorum. Kafayimi toplamam gerek once. Sonra RSS Feed'leri okuyacagim. 80'tane olmuslar. Gizmodo durmuyor hocam. RSS nedir diye soracak olan olursa suraya bakabilirler. Bak daha yazarken 85 oldular...
Kodlarin icine giricem sonra. Sorun cikmis bir sitede. Halletmemi istediler. Arayip "senden baskasi yapamaz bunu" dediler... himm... inandirici olmadi. Yapmam istendi. Oyle diyelim. Benim de agzimdan "aksama yaparim" cikinca yapacak birsey yok sanirim. Gece uzun daha yahu, birsey olmaz. Gerci bende ADHD oldugunu dusunuyorum. Toplanmiyor kardesim kafa. 3 saat "Kod yazacagim bu gece" diyip bilgisayar basina oturup, bir film izleyip, araya bir dizi karistirip uc satir kod yazdim. Sonra uykum geldi. Gerci yoktur o hastalik bende. Yine soyle dikkatli okuyunca "unutkanlik" geciyor icinde. Masallah 7.yas dogum gunume kadar hatirladigimi varsayarsak eger yok demekki oyle birsey. Yoktur yani insallah. Nedir abi adi bile garip hastaligin. AIDS'e din hocalarindan birisinin "Allaha Inanmayan Deyyuslarin Sonu" demesi geldi de guldum bak simdi... Hoca cennetlik kesin. Cozmus...
Saka bir yana kalkip bir cay yapayim kendime. Kahveye ara verdim bu aralar. Sicacik kahve insanin uykusunu getiriyor. Guzel oluyor. Kodlara girmiyorsun boyle gecenin bir yarisi... Girmem lazim ama. Celiskiye dustum bak simdi. Cay yapayim cay. Kod yazicam diye prensiplerden olmayalim. Kendime sozum var, en azindan 1 hafta az icsem dedim. Persembe dolacak o bir hafta. Gerci kendime daha bir cok gorev verdim bu hafta icin ben. Yahu Carsamba olmus haber veren yok. Saati kurayim bari...
Kitap kismini gectim sanirim, yani kendime soz verdim, onu bile bir ileri seviyeye goturdum. Ne muhterem adammisim yahu ben. Gurur duydum bak simdi kendimle. Digerlerini de bitirirsek daha da super olacak.
Fon'da Godfather caliyor simdi. RSS'lerde olmus 87... Cikmam gerek buradan. Yazmayi durdurmaliyim en azindan. Guzel bir siirle bitirmek isterdim aslinda ama vakit daraliyor. Once sarkiyi Mercan Dede - Halitus yaptim. Sonra isiklarin hepsini actim kalkip... Siz gormuyorsunuz tabi, aradaki bos beklemeyi de yazidan anlayamiyorsunuz ama yaptim onlari.
Uc gundur Sting - Shape of My Heart sarkisini cikarmaya calisiyorum gitarla. Tamam guzel tablar filan var, hatta elin meksikalisi video da koymus nasil calacagimiz hakkinda YouTube'a ama yok gecmiyor parmaklar bir telden birine. Zorlandim filan ama biraz caliyorum sanirsam. Bu gece de yatmadan bir iki alayim elime. Eeee simdi parmaklar pas tutar filan, hic gecmez olurlar bir telden diger tele...Islere gomulmem gerek simdi.
Cikmaliyim...
Banyo gunlugu diye basladim, hayatimi yazdim. Hey masallah bana...
Bunlari cogaltsam iyi olacak sanirim.
Bak ne geldi aklima, siir...
...
...
Sonraya biraksam nasil olur bunu?
Belki bakarsin biliyordur...
10/23/09
Kale
Sadece gurur ve ganimet yoktur onun kalbinde.
En büyük acıları ve hüsranı da gomuyordur en ücra köşelerine.
Trajedilerin de en büyüğünü gommustur güzel bahçesinin derinliklerine.
Baharlarda açan çiçeklerin kokusu eşlik eder kapilarinin önündeki savaşçılara.
Savaş sürer
Savaş bitmez
Bitse de acmaz artık kapılarını
Görmüştür çok kere içeri girenlerin gercek yüzlerini.
Saklar zindanlarında onların suretlerini.
Yıllar geçince aradan. Beton yığını görüntüsüne sarmaşıklar karismis olacaktır. Duvarlarını en güzel sekilde sarıp sarmalayan o güzel sarmaşıklar.
Her baharda çiçeklerini actikca güzelliğine güzellik katan, paha bicilemez degerde bir yapı olacaktır.
Bir tek kale bilecektir o duvardaki iki koca tasın arasındaki kurumuş ve bir çok defa yagmurlarla yikanmis ama derinlerde kalan kan izini.
10/21/09
Degil
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Değiştim,
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil!
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
Sorun değil!
Elbet alışırım,
Biraz alıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Alıştım,
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
Bir yanım bırak diyor bir yanım –ma,
Kesin değil!
Henüz tanıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda…
Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
Samimi değil!
Bir hayli kırıldım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
Aslında ne sana, ne olanlara…
Kendime kırgınım…
Maziye hiç değil, an’a kırgınım.
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına…
Bir hayli kırgınım…
Beni ben kırdım oysa,
İyi değil!
Galiba yoruldum,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldu
Can yücel
7/18/09
Ruzgar
Kosmaya baslarsin. Kucucuksundur. Kosarsin ama yinede… Kovalayan yoktur onceleri, yetisecegin yerler de yoktur oysa. Ruzgar ister yuzun, bedenin, saclarin. Acarsin kollarini ruzgara karsi, kosarsin alanlarda, bahcelerde, yollarda, kirlarda, cimenliklerde, cimen olmayan yerlerde, insanlarin arasinda… Kosarsin sadece… Oyle bir duygudur ki o, sanki icinde acan ciceklerin kokusunu dagitirsin etrafa da kelebekler kadar hur ve zinde kalsin herkes. Sen oylesindir cunku, temiz, papatya sadeliginde, her seyden ve hicbir seyden habersiz…
Kosmaya baslarsin. Kucucuk degilsindir ama buyumemissindir de. Kovalayan yoktur seni yine ama yetismen gereken yerler vardir artik. Okul gibi, is gibi, bir futbol maci gibi, hayat gibi… Ruzgarin hissi artik sadece terini sogutmasini istedigin bir kuvvet gibi vurur yuzune. Hala daha seversin o ruzgari. Acamasan da kollarini iki yana, o topun pesinden kostugun an haz verir sana. Okula yetismek, okul otobusune binme ani, okula gec kalmaktan daha iyi gelir, kosarsin arkasindan cantani toplaya toplaya. Dusmeye de baslamissindir artik. Aslinda hep dusmussundur ama o kadar olayin arasinda dusmeyi daha yeni kesfetmissindir. Ya da caninin acidigini dustugunde.
Vucudunda dolanan sonsuz ciceklerin dagittigi kokular yoktur bedenini dolduran icten ice. Sadece ve sadece etrafindaki cocuklar futursuzca kosusturdugunda duyarsin o kokuyu. Sindirmek istesende icine, sonradan ekleme gelir vucuduna. Sanki hic o kokulari salgilamamis gibi, sanki evrim gecirmis gibi icten ice reddeder o kokulari. Istemez, uretemez… Hem vakit mi vardir ki zaten? Kosmaya, ellerini acmaya, ruzgari hissedip temiz havayla solunan cigerlerindeki kokuyu duymaya?
Vakit yetmez artik hicbirseye. Sen varsindir bir tek o oynayan hayat ekraninda ve herseyin basinda “ben” vardir. Yetisememek o kadar koyar ki daha da cok kosarsin. Daha hizli olmak, zamanla yarismak istersin. Sen zamana karsi koydukca o da sana karsi koyar. Farketsende dunyanin kanununa ayak uydurmalisindir. Isyanlarin faydasiz oldugunu o zaman anlarsin. Kosarsin ama yine de. Yetismek icin degersiz degerlerine. Oturup seni izleyene de gulup gecersin o hizla. Anlayamadiklarini dusunursun seni. Sanki o anda yasli bir insan olsan, ayni hizin olacagini dusunursun hayatta… Hic tanimadigin icin yasliligi atip tutarsin kosma aninda…
Kosmaya baslarsin. Kucuk degilsindir, buyumussundur kendince. Kovalayan da vardir seni, kovaladiginda. Kosmak bir yasam bicimi olmustur hayatinda ve durup dinlenmeler coktan gecmistir. Mola yerleri bitmis, hayatin kendini sen kosuyorsundur aslinda. Bacaklarin titrer, aldiris etmek istemezsin… Kostugun yerlerin bir kopegin kuyrugunu kovalamasi gibi oldugunu anladiginda o kadar alismissindir ki kosmaya, mantik disi oldugunu bile bile yapacak birsey bulamazsin. Artik kostugun yerler degil, kactiklarin onemlidir hayatinda. Bir omur boyu kosarken kacirdiklarini daha da hizli kosarak yakalamaya calisirsin. Sen kostukca onlar arkana gecip kovalarlar seni… Cok hizlisindir onlar icin, coktan gectigini bile anlamadan onlara kosarsin.
Ruzgardan eser yoktur artik, kirpiklerindeki terlerden de. Sadece ve sadece gozlerindeki yorgunluk kalmistir o kadar anidan. Onlarda onlari yasadigin icin degil, ulasmaya calismandandir mutluluga. Oysa ki o’na bile bir sozun vardir soyleyecek: “En azindan denedim, oturmadim”
Acaba bilse insan oglu oturupta kenarda mutlulugu bulacak, aradiklarina ulasacak; kosar mi hic? Acaba o saclarimiza ak teller dusuren ruzgar butun bunlara deger mi?
5/4/09
Korkusuzdur...
Bir zift damlar uzerine
Cikmamak uzere...
Her baktiginda sorgu dolar icine
Duyduklarini sorgularsin once
Inandiklarini...
Gorduklerin bile yalan gelir
Hemde kendi gozunle...
Okuduklarinda yalan ararsin bazen
Bazen kendine bile inanmazsin
Akrep ve yelkovani bile suclarsin...
Oysa sadece bir damladir gelen
Hem de cikmamak uzere...
4/25/09
Gunaydin
Sevmedim uyanmayi hic erkenden, istemedimde sevmek.
ama ne kadar guzel birsey...
Gun baslamadan siz basliyorsunuz o gunun yorgunluguna ve hantalligina.
Bir adim onde basliyorsunuz bu yarisa ustelik.
Balkonda icilen ilk yudum kahve, trafik seslerini karistiriyor kuc civiltilarina.
Balkon demirlerine dayanip izlemek bir gunun uyanisini, telasini...
Ne kadar guzel...
Bir o kadar aci...
Olmaniz gereken yerler, yapmaniz gereken isler, gulmeniz gereken durumlar, ayyuka cikmis dedikodularin arasinda duran sehir ve siz karsi karsiyasiniz, ustelik bunlari dusunmeden, takmadan, umursamadan, biraz huzunlu, biraz ozlem duyarak kendiniz olmaktan cekinmeden bir sehri karsiniza almis hissetsenizde gorunen gercekler aslinda o kadar basite indirgenilecek kadar olmasa gerek...
Gunaydin...
3/31/09
3/24/09
Hayal
Sessizce...
Bir firtina sessizliginde hemde
Yaksam bir sigara
Baksam uzaktaki siluetine.
Bir kus olsam
Goklerde...
Alabildigine uzanan goklerde hemde
Kanat cirpsam
Suzulsem duslerine.
Bam teli olsam
Nota olsam...
En belirgin nota hemde
Kendim calip
Kendim oynasam
Uyusam simdi
Tas yataklarda
Kimsenin uyumadigi tas yataklarda hemde
Ruyalar gorsem
Gelir misin acaba?
3/17/09
Ama Normal....
Bitmez diye cevap aliyorum.
Bitmez cunku hersey disarida degil, icimde oldugunu biliyorum.
Firtinalar kopsa da, deniz durulsa da, ac tavuk kendini bugday ambarinda sansa da benim icimde.
Simdi diyorum milyonlarim olsa, her sabah yataktan istedigim gibi kalksam, her istedigim olsa ne olur. Cevap geliyor yine hizir gibi.. "Mutluluk para da mi aranir?"
Aranmaz cunku bazi seyleri satin almak zordur. Cok zor olmasa da zordur yine de...
Korkutuyor bu dusunceler bazen beni.
Simdi diyorum su kafamin kenarina vursam guclu bir sekilde, dusunceler cikip akar mi acaba kulagimdan? Cevap gelmiyor ama sadece kahkahalar duyuyorum... "bu kadar mi?" diyor... "bu kadar mi aciz durumdasin?" E ben de insanim, cevap veriyorum: "Evet bu kadar..."
Kendi sorduguma kendim cevap veriyorum. Ben calip ben oynuyorum. Meger hersey bosmus diye dusunuyorum ki bu sefer icimden bir ses geliyor: "Simdi diyorum ki senin kafan bombos olsa, gordugun hicbirsey olmasa, hep beyazlik, mutluluk dusunsen ne olur?"
Olmaz yahu oyle sey, olur mu? Sizofrenliktir bu, deliliktir...
"Yaaa..."
Sonucta anliyorum ki normal bir insanim. Sorunluyum, sorunlarim, dusuncelerim, aklimdan cikarmak istediklerim var... ama ben mutlulugu onlarla bulmaliyim.
Bulamasam da ortak bir yol aramaliyim...
Nedir oyle kacmak? Saklanmak?
Bu muyum ben?
"hayir"
Sadece yoruldum biraz...
Biraz ama. Cok degil.
Hem daha yarin olacak, daha buyuk sorunlar cikacak. Daha bunlarda kacmayi dusunursem onlarla nasil basa cikicam?
Ne kadar garip degil mi? Sorun olmasa olmuyor, olunca da istemiyoruz. Kacmayi isterken kenardan kenardan aslinda kendimize yakistiramiyoruz. Istediklerimiz mantiga uymazken Nasrettin Hoca gibi "ya tutarsa?" diye yakistirmalarda bulunuyoruz.
Simdi ya hayatin gidisinde bir problem var, ya da bu zamana kadar bize normal olmanin tanimi yanlis yapilmis.
Cozum problemin kendisinin icinde filan degil kardesim. Kagit uzerindeki 2+2=4 olabilir ama hayattaki degeri bazen pahabicilemezdir, bazense gorunmeyecek kadar kucuk...
Butun hersey senin neyi nasil gordugunle baglantilidir...
Peki o zaman ben Normal'i ne olarak goruyorum?
