3/31/09

untitled

Toplu ignenin ucundayim...
Ayaklarim aciyor.
Assagisi cok uzak,
Ucmak icin de cok yorgunum...

3/24/09

Hayal

Dursam oylece
Sessizce...
Bir firtina sessizliginde hemde
Yaksam bir sigara
Baksam uzaktaki siluetine.

Bir kus olsam
Goklerde...
Alabildigine uzanan goklerde hemde
Kanat cirpsam
Suzulsem duslerine.

Bam teli olsam
Nota olsam...
En belirgin nota hemde
Kendim calip
Kendim oynasam

Uyusam simdi
Tas yataklarda
Kimsenin uyumadigi tas yataklarda hemde
Ruyalar gorsem
Gelir misin acaba?

3/17/09

Ama Normal....

Simdi diyorum kimseye haber vermeden vursam gitsem bir yere. Ufak biryerde kendi halimde herkesten uzak, insanliktan uzak avlanarak bir cag geriye gitsem ne olur diye. Biter miydi diye dusunuyorum hersey...
Bitmez diye cevap aliyorum.
Bitmez cunku hersey disarida degil, icimde oldugunu biliyorum.
Firtinalar kopsa da, deniz durulsa da, ac tavuk kendini bugday ambarinda sansa da benim icimde.

Simdi diyorum milyonlarim olsa, her sabah yataktan istedigim gibi kalksam, her istedigim olsa ne olur. Cevap geliyor yine hizir gibi.. "Mutluluk para da mi aranir?"
Aranmaz cunku bazi seyleri satin almak zordur. Cok zor olmasa da zordur yine de...
Korkutuyor bu dusunceler bazen beni.

Simdi diyorum su kafamin kenarina vursam guclu bir sekilde, dusunceler cikip akar mi acaba kulagimdan? Cevap gelmiyor ama sadece kahkahalar duyuyorum... "bu kadar mi?" diyor... "bu kadar mi aciz durumdasin?" E ben de insanim, cevap veriyorum: "Evet bu kadar..."

Kendi sorduguma kendim cevap veriyorum. Ben calip ben oynuyorum. Meger hersey bosmus diye dusunuyorum ki bu sefer icimden bir ses geliyor: "Simdi diyorum ki senin kafan bombos olsa, gordugun hicbirsey olmasa, hep beyazlik, mutluluk dusunsen ne olur?"
Olmaz yahu oyle sey, olur mu? Sizofrenliktir bu, deliliktir...
"Yaaa..."

Sonucta anliyorum ki normal bir insanim. Sorunluyum, sorunlarim, dusuncelerim, aklimdan cikarmak istediklerim var... ama ben mutlulugu onlarla bulmaliyim.
Bulamasam da ortak bir yol aramaliyim...
Nedir oyle kacmak? Saklanmak?
Bu muyum ben?
"hayir"

Sadece yoruldum biraz...
Biraz ama. Cok degil.
Hem daha yarin olacak, daha buyuk sorunlar cikacak. Daha bunlarda kacmayi dusunursem onlarla nasil basa cikicam?

Ne kadar garip degil mi? Sorun olmasa olmuyor, olunca da istemiyoruz. Kacmayi isterken kenardan kenardan aslinda kendimize yakistiramiyoruz. Istediklerimiz mantiga uymazken Nasrettin Hoca gibi "ya tutarsa?" diye yakistirmalarda bulunuyoruz.
Simdi ya hayatin gidisinde bir problem var, ya da bu zamana kadar bize normal olmanin tanimi yanlis yapilmis.
Cozum problemin kendisinin icinde filan degil kardesim. Kagit uzerindeki 2+2=4 olabilir ama hayattaki degeri bazen pahabicilemezdir, bazense gorunmeyecek kadar kucuk...
Butun hersey senin neyi nasil gordugunle baglantilidir...
Peki o zaman ben Normal'i ne olarak goruyorum?

2/18/09

...

Simdi dusundum de senden amma cok sey ogrenmisim.
Hani kitaplar, okullar derler ya... Yalanmis meger hepsi.
Aslinda tecrubenin onemini de sen ogretmistin bana ama boyle teste tutacagini hic soylememistin bana.

Bir kusagi elinin emegiyle yetistirmesini ogrendim senden.
Dogruyu yanlisi, hedefleri, biraz da dik basliligi...
(Ne yalan soyliyim biraz daha ilerdeyim sanirim dik baslilikta senden.)
Zor durumlarda nasil davranilacagini,
Rakiyi peynirle icilmesi gerektigini,
Arabayla yolda giderken gazete veya kutu gibi seylerin uzerinden gecilmemesi gerektigini,
Mantik oyunlarini,
Sanatin onemini...
Simdi saymaya baslasam bir yasadigim kadar daha sayarim sanirim..

Setenay'in dedigi gibi "kac yas atladim" kim bilir on gun icinde...
Onu bile sana borcluyum aslinda.
Hedefler degisiyor, hayatin onemini anliyorsun biraz daha...
Sevdiklerine gec olmadan sevdigini soylemenin onemi artiyor.

Biliyorum icin rahat simdi senin...
Taziye degil bu yazi, seni anlatmak hic degil...
Icimden gelen, sozlere dokebildigim nacizane bir yazi sadece.
Isyan da degil hayata...
ama sen zaten biliyorsun benim oyle olmadigimi.
Hayata gulup gectigimi, takmadigimi.
Ona ragmen sorumluluktan kacmadigimi.
Her daim ayakta durmayi, etrafindakiler icin guclu olmayi ben senden ogrendim.

Eger bir oglum olursa ileride bana ogrettiklerinin uzerine ekleyerek ben de O'na ogreticem.
Seni anlaticam, belki sevdigin bir iki sarkiyi bile dinleriz.
Araba kullanmasini ogrenene kadar hizli gitmemesi gerektigini soylicem.
Tabi gazete ve kutulari da atlamam...

Yalniz kirginim ben sana...
Bir ogretemedin bana iyi tavla oynamasini.
Satrancda da yenerdin ama son zamanlarda yenmeye basladigimi da unutmamak lazim.
Tavla da bilerek yeniliyordun o da gozumden kacmadi hani...
Ama tabi bende de var canim, sen oynayinca kizardim...
Ha bir de Ali'ye sozun varmis, Tenekede tavuk...
Gidince ben yaparim tarlada, yani yapmaya calisirim en azindan.
Artik yakarmiyiz, pismezmi bilemem de deneye deneye buluruz heralde.

Bana kendinden kattigin icin, beni iyi bir insan yapmaya calistigin icin...
Hersey icin tesekkurler baba...

1/18/09

Zeytin

Tutunup bir dala agliyormus bir zeytin tanesi.
Dusecegi gunun hesabini yaparken anlamis sonun geldigini.
Bilmezmis ki bahcivan'in onu toplayip salamura edecegini...

Aglamis goz yaslarini icine bir katran gibi akitarak.
Simsiyah olmus ici, karalar baglamis.
O kadar yogunmus ki goz yaslari, gozlerinden akamaz olmus artik...
O kadar safmis ki icindeki binlerce derde deva olmus.

Oysa sadece kendi kendine uzulen bir zeytin tanesiymis o...
Karalar baglamis ici, cekirdegi tastan kati...

Kendine asik olmus sonra o zeytin...
Unutmus geldigi yesilligi, burunmus siyahligin matemine...
Teninin yumusakligina aldanmis, sunmus kendini yaglarin zenginligine...
Bahcivan'i bile unutmus kendini sevmekten...
Tek kurtulamadigi tastan kalbiymis ortasinda duran...
Kurtulmaya calistigi seyin onun baslangici oldugunu goremeden yasamis senelerce bir sofraya sunulana kadar...
Aramis gozleri kahvalti sofrasinda bahcivan'i...
Yokmus...
Birakmis kendini bahcedeki kahvalatinin kollarina.
Umitlerini yitirmis yumusak bedenine batan dislerin hoyratligiyla...
Cekirdeginden dogup buyuyecegi gelmezmis bile aklina.
Bilemezmis, goremezmis o kadar otesini...
Bir zeytinmis sunun surasinda, bilemezmis kendinden berisini...

Ask..

Ask uyandiginda merak etme durumudur
Uyanipta yaninda bulamadiginda panik yapmaktir...
Yaninda olmadigi icin...

Ask bir parcanin senden kopmasidir her yaninda olmadiginda
ve o kadar seviyorsundur ki, karsisindayken o kopan parcaya aglayamamaktir...
sadece uzulmesin diye...

Yureginin hizla carpmasidir ve bir o kadar sakin olmaktir...
Olabildigin kadar...

Daglara kafa tutabilecek kadar buyumektir,
Kollarinda sarilip uyumak kadar sakin...

Bir o kadar da acimasizdir ask...
Birlestirmeye korkarcasina kacar senden.
Her aninda yaninda isteyebilmektir yer ve zaman gozetmeksizin...

Ellerinde kaybolmaktir ask, gozlerinde bir denize acilmak
Kalbinin uzerine oturup, sarki soylemektir adeta...

Guzel oldugu kadar da cirkindir...
Kendinin cirkinligini bir sekilde O'na yakistiramamaktir...
O kadar guzeldir ki, guzelliginden aglamaktir...

Yaklasamadiginda kacmak, kactiginda kahrolmaktir.
Hayal etmektir her dakikani, sanki hic yasanmamis saymaktir birlikteligi...

O kadar saftir ki bu duygu, suya tas atmaktir...
Her atisinda dalgalari hissetmek, her dalga da yeniden varolmaktir.

Gozunu kapadiginda gozunun icinde olmaktir birazda.
Her gozunden akan damla icin kendini paralamak,
Her paralayista goz yasi akitmatir gizli gizli....
Yine uzulmemesi icin ondan saklamaktir.

Ey sevgili, bir dunyayi senin icin yok etmektir ask.
Sonunu veya basini dusunmeden,
Nefes almayi unutup, akan dalgaya birakmaktir kendini.
ve senin teninde kaybolmasi gerekiyorsa bir beden,
Kaybetmelerin en guzelidir bu kaybolus...

12/28/08

Biz...

Sen ve ben... Biz...
Biz bir butunun parcalariyiz.
Sensiz yarim yokmus benim, hayatim butunlugunu kaybetmis.
Sen Kirmizi sarapsan ben beyaz misim herzaman.
Agizdaki kufur olsam samar olmussun hiddetle gelen.
Dogruysam yanlisimsin,
Egriysem benim dogrum.
Kalbimsem ben eger, mantigimsin seslenen.
Sarildigimda geri sarilan, baktigimda gozlerimde kaybolanimsin.
Benimsin sen, bende senin...
Aglarken gozyasimsin yanagimda suzulen,
Doldurdugum dolmakalemimsin...
Eh be yesil gozlu kiz,
Diger yarimsin sen benim, YARiM'sin...
Kalbime dokunan elimsin, gogsumdeki agrimsin
Dilimdeki tadsin...

Dedim ya sen benim icimdeki bir kalp atisinin yarisisin...
Her nefesimin bir parcasisin...
Iyiki varsin, ben oldukca hep bir yanim olacaksin...

12/24/08

Strangers...


Iki yabanciyiz seninle biz bir bedene siginmis gibi...
Ayni ama farkli uclariyiz cinsiyetlerin.
Deliyiz birazda akintidaki kagittan gemi gibi,
Yon bilmeyiz, sormayiz...
Islanip batmaktan korkmadan atlariz suya.

Hani sarilmistik ya dun gece...
Gozlerimi actigimda hala sariliyorduk.
O kadar guzel uyuyordun ki birakamadim seni.
Gitmeni istemedim, gidemedim de...
Ben de kapattim gozlerimi...
Rahattim olmadigim kadar.
Uyuyamam normalde biri dokunurken.

Su halimize bak...
Yok cidden cikar ruhunu bedeninden, yukariya dogru gidip tavanin kenarina otursun.
Halimize oldugu gibi oradan bak...
Sonra ben geleyim ruhum olarak yanina.
Beraber izleyelim sarilarak
Olmaz mi?

12/23/08

Verse [uno]

Aski bulamamis her insanin en buyuk hayalidir filmlerde gordugu su katilmamis aska sahit olmak. Kendilerini gormek isterler o oyuncularin yerlerinde.
Sahne bittiginde aslinda o bakan gozler asik degillerdir.
Rol yapilmistir sadece...
Dusunmek istemeyiz pek orasini aslina bakarsak. Onemli olan da orasi degildir aslinda, hic belki de aklimizin ucundan gecmez oyle oldugu.
Aradan gunler, aylar gecer... Hatirlariz biz o filmde, oyunda gordugumuz duygulari. Nasil dokundugunu, bakisini...
Bir sure sonra yuzler silinir aklimizdan, sadece o davranislar kalir beynimize kazinan.
Kim istemez ki zaten dillere destan bir ask hikayesinde birakin basrolu, figuran olmayi?... "Oradaydim" demeyi?

Sabir ikinci onemli bu durumda. Sabretmek zordur, ustelik deli gibi istiyorsaniz. Sabrinizin tukenmesi demek, hoyratca yapilan bir espiriye bagirarak "gulun" demeye benzer karsindaki insanlara. Kim guler oyle bir durumda? pardon... kim 'icten' guler oyle bir durumda?
"Sev beni" denmez karsindakine, sevgi yoksa hepsi bir uc bes dakikalik bir film sahnesidir sadece.
"Sevecen bak bana" denir mi hic allah askina?
ama sabir tasi oyle bir yerde catlarki o bile denir inceden inceden.

Her sevdada yarim birakilan bir kalbin carpintisi vuruyorsa geceleri inceden gonul kiyina,
Her gordugun iliskide ariyorsan 'ilahi' bir sevgi veya sevgili,
Her bulduguna 'buldum' diyorsan eger icten sanarak ve gormezlikten gelerek karsindakini,
Zorluyorsan kendini dusunmek icin,
'bu olmamis hissi de gecer belki' diyorsan zamana birakip,
Sen asik degilsindir...
ama bunu kendine itiraf edemiyorsundur bir sekilde.
'Off bu da mi degil?' demek istemezsin ne olursa olsun.
Insanin kendine karsi bile yuzu kizarir cunku ne olursa olsun yine kendini yuz ustu birakmissindir.

Kendine bir sekilde soylersin kuytu kosede denk getirip.
Simdiki telase bunu karsidakine anlatmaktir.
Anlamaz, anlamak istemez ne olursa olsun cunku gercekten ona gore sen ona uygunsundur. Aslinda onun gorus acisindan 'sen' aslinda 'onun' tam istedigisindir.
O yuzden anlamaz, anlamak istemez. Olsun... O da kendine gore haklidir...

Zamanla olmaz sevgi, ask... Ilk kelimede baslar, hatta ilk gorusmede, belki de hic gormeden duymadan... Belli belirsizdir. Akil hastanesinden kacmistir aslinda, bilinmezdir gobek adi. Surpriz sever gecenin bir yarisi, sabah uyandirinca kizar.
Kizgin kumlarda battaniyeye sarinmaya benzer biraz, biraz da ciplakken striptiz yapmaya calismaya. Mantiksizdir, dusunmez...

Bile bile bildigin yola girerken bilmedigini bildigini bile bilmemezlikten gelmektir...
ama ilk hecede, ilk kelimede, ilk sozde, ilk seste, agzini bile acmadan, gozlerini bile gormeden o sicakligi derinlemesine hissetmektir karsidakini...

12/21/08

Sesler

Bugun tanistim buyuk bir ustayla.
Birebir degil tabiki ama nerelerdeydi diye dusunmeye basladigimda "nerelerdeydim?" diye dusunmekten kendimi alamadim.
Neredeydim de daha once duymadim ben?
Neyi mi? Su anda arkada calan muzigi, keman resitalini, Farid Farjad'i...

Nasil bir bestedir bu? Nasil bir akistir ki bu alip goturur?
Kendisi Iran asillidir, dinledigim kadariyla da harikadir.

Vazgecemeyecegim bir muzisyen daha bulmak cok guzel oldu.
Tekrar tekrar sarkilarini dinlerken bir parca buldugum huzur ve ilham cok olmasa gerek?
Yalniz bu parcada oyle bir huzun var ki, patlamaya hazir bir bomba gibi.
Butun herseyin durmasini, tek bu muzigin calmasini ister gibi bir sahne canlaniyor sadece gozumun onunde.
Duraksayarak yazdigimi da dusunursek beni bende birakmiyor.
Alip goturdugu yer de belli degil, onemli de degil...
Muzigi duydugunum surece onunlayim...
Simdi gidiyorum, tekrar tekrar yarattigi etkiyi kendime sindirmeye calisacagim.
Her dinleyisin daha farkli etki birakmasini cozememisligin icinde bulunuyorum su anda. Sanmiyorum ki dokebileyim cumlelere, kelimelere, hecelere, harflere...
Bu yalnizca seslerde...

12/20/08

Kar

Senenin ilk kari yagdi...
Ilk kar yagisi derken serpistirdiklerini saymiyorum. Komple yagip, hayati felc ettiginden bahsediyorum.

Insan disari cikmak istemiyor karli gun veya gecelerde.
Sicak evinde, elinde bir kahveyle oturmak istiyor kar yagisina bakarak.
Ben gibileri ise ilham buluyor bundan, aciyor bir keman resitali, basliyor yazmaya.
O rahatlik herseye bedel bir rahatlik oluveriyor.
Insanin asik olasi geliyor yahu.
Sirf asik olupta bu kar yagisini sarila sarila birisiyle izleyebilsin diye...
O disarisinin soguklugunu bir cift battaniyenin altindan tutulan ellerle yok edebilecegini dusunuyor ama olmuyor cogu zaman.
Ne bir battaniye oluyor ortada, ne de tutulacak bir cift el.
O bir cift el oyle bir el olmali ki, tutamadiginda firtinanin ortasinda kalmissin gibi olacaksin. Hissedeceksin o eli...
ve Sen de oyle bir tutacaksin ki hakkini vereceksin.

Kar yagisinda eve yalniz gidiyorsam mutlaka dusunurum bunlari ben.
Niyedir bilmiyorum ama o kar yagisinin huzurunu degisemiyorum hicbirseye.
Heryeri felc etmesine hayranim. Cok siniri bozuluyor bazisinin ama dunya ananin "ben ozgur kildikca ozgursun" tavrini takinipta boyle yaptigi doga olaylari, her zaman kendilerini ustun tutanlarin ne kadar da aciz olduklarini gostermesine ayri bir hayranim.

Hep kar yagsin da istemiyorum. Ozlemeliyim ben onu...
Ummadigin anda gelmeli ustelik. Pat diye gelmeli ortaligi silip supurmeli.
Bir Christmas aksamina daha yaklasirken her sene oldugu gibi kar caddelerimizi susledi saf beyazligiyla...
Insan oglu tabiki bunu da uc gune kadar kirletecektir!
Bir dahaki 'ilk' kar yagisina kadar gorusmek uzere huzurum...
Elbet birgun sen de bulacaksin kendi kendine yolumu ve geleceksin kollarini acarak...

12/18/08

Yazmak

Geldim geri, dayanamadim yokluguna.
Sildim herseyi geri geldim sonunda sana.
Anka kusu filan da degilim, yeniden dogmadim kullerimden.
Her yandigimda daha da guclu degilmisim aslinda.
Yanmisim sadece...

Niye mi geldim? Aslina bakarsan daha da yanmak icin belkide.
Gercek ve dogru cevap: Ozledim.
Yazmasini ozledim, icimi dokmesini degil.
Baglanmayi isedim ki farkettim, yazmadan yapamiyorum.
Yazmak icin ne gerekiyor peki?
Dogru muzik ve isiklandirma...

Muzigin ritmi, isikla birlesmeden birsey olmuyormus aslinda.
Isik ve muzik onemli diyorum cunku dusunelim bakalim, ilk asik olurken insanlar bir "parlaklik" gorurler karsidakinin gozlerinde kimsede olmayan. Gorenin kalbi "kut kut" atar, hizlanir... Konusulur anlasilir, yemege cikilir. Ilk opucuk "ay isiginda" oldugundaki kadar nerede guzel olabilir? Niye guzel "sarkilar" secilir sevgili geldiginde? her "nefes alip verisinin sesi" huzur degilde nedir? "Mum isigi" romantik degil midir peki?

Sorular alip basini gidiyor
Hepsi bir harmoniye baglaniyor aslinda.
Isik bir cismi gormemiz icin olan onemini, karanlikta sevgiliye sarilirken onemini kaybediyor. Sesi guzel olmasa bile soyledigi her miriladanma orkestralara es deger oluyor sevgilinin.

Bu da isin cilvesi olsa gerek. Onemli olan onemini yitirebiliyor sevginin elinde.