"and this is just losing..."
Bence...
Bence neler oluyor buralarda... Ya da olmali kendimce...
1/16/12
Moonlight
Bir yola geliyorsun hayatta...
Ya istedigin olacaksin, ya istenen!
Hayatin var boyle oyunlari. Sana direttikleri, senin de basini kaldirdigin anlar var.
O anlarda anlamak zor biraz kendini, icindekini, etrafindakileri, beklentileri ve daha kotusu gercegi...
Neden insan bir kokuda gittigi o uzak diyarlarda, o nadir anlarda kendini buluyor sordunuz mu hic?
Belki o anlarin insaniz siz...
Belki de siz de ben gibi kendi zamaninizda yasan biri degilsiniz...
Kafanizin icinde bir dunya vardir sizin de ve o dunyanin butun gercegini "gercek" olarak kabullenmissinizdir.
Yalan da vardir o dunyada, cirkinlikte vardir, ask da vardir, cinayette...
Dusunceniz de kaybolursunuz bazen...
Dusunceleriniz aslinda sizi esir alir inceden!
ve siz, bundan keyif alirsiniz iceriden iceriden...
Aslinda o koku, su anda yasadiginiz dunyanin kokusu degil de o icerideki dunyanin kokusudur...
Veya bir sarki, aslinda anlatmak istedigi sizsinizdir...
Bir Bethoveensinizdir belki hayalinizde...
Ya da basit bir keman yapimcisi ucra kosede...
Kim oldugunuz hayalinizde sizden baskasini ilgilendirmedigi gibi gercekle arasinda bir cizgi filan da yoktur dusunuldugu uzere. Sen sensindir iceride, disaridan ise gorunmek istedigin...
Ama cok ozlenen asiklarin kavusamamasi gibidir iki dunya ve farkinda olmayan ikiz bebektir hastane yataginda yan yana yatan. Iki parcayi birbirinden ayirmak bir zulmdur! Ayirmaya calismak da...
Disaridaki insanin senin "sen" oldugunu gormek istedigi kadar "hayallerini gerceklestirmek" istemene yardimci olmak ister...
Ikisini beraber kaldirip kaldiramayacagini hic dusunmez bunu yaparken karsidaki birey ama en icten dilekleriyle ister bunu!
Ama kimse Pandora'nin kutusunu acmak istemez... Cunku ayni sekilde, her birey boyledir...
Sadece istediklerinin arkasindan giden ve gitmeyen vardi...
Kimisi gider aslinda...
Hayallerinin ardindan, sadece gider...
Kimisi hayallerinden gider oysa...
Gitmek ne kadar kolay gelir iki tarafada...
Her iki taraf da dusunur zaman zaman yatagina yattiginda...
ve hep sorgular kendini...
Sanki geri de kalan yine kendisi degilmis gibi...
Sanki...
Sanki bir elmanin iki yarisi degillermis gibi...
Simdi zaman yaklasiyor hepimiz icin...
Belki de hayatlarimizda yapacagimiz en dogru secim icin...
Belki de hayatlarimizda yapacagimiz en yanlis secim icin...
Yoksa siz... hala daha karar vermediniz mi?
Ya istedigin olacaksin, ya istenen!
Hayatin var boyle oyunlari. Sana direttikleri, senin de basini kaldirdigin anlar var.
O anlarda anlamak zor biraz kendini, icindekini, etrafindakileri, beklentileri ve daha kotusu gercegi...
Neden insan bir kokuda gittigi o uzak diyarlarda, o nadir anlarda kendini buluyor sordunuz mu hic?
Belki o anlarin insaniz siz...
Belki de siz de ben gibi kendi zamaninizda yasan biri degilsiniz...
Kafanizin icinde bir dunya vardir sizin de ve o dunyanin butun gercegini "gercek" olarak kabullenmissinizdir.
Yalan da vardir o dunyada, cirkinlikte vardir, ask da vardir, cinayette...
Dusunceniz de kaybolursunuz bazen...
Dusunceleriniz aslinda sizi esir alir inceden!
ve siz, bundan keyif alirsiniz iceriden iceriden...
Aslinda o koku, su anda yasadiginiz dunyanin kokusu degil de o icerideki dunyanin kokusudur...
Veya bir sarki, aslinda anlatmak istedigi sizsinizdir...
Bir Bethoveensinizdir belki hayalinizde...
Ya da basit bir keman yapimcisi ucra kosede...
Kim oldugunuz hayalinizde sizden baskasini ilgilendirmedigi gibi gercekle arasinda bir cizgi filan da yoktur dusunuldugu uzere. Sen sensindir iceride, disaridan ise gorunmek istedigin...
Ama cok ozlenen asiklarin kavusamamasi gibidir iki dunya ve farkinda olmayan ikiz bebektir hastane yataginda yan yana yatan. Iki parcayi birbirinden ayirmak bir zulmdur! Ayirmaya calismak da...
Disaridaki insanin senin "sen" oldugunu gormek istedigi kadar "hayallerini gerceklestirmek" istemene yardimci olmak ister...
Ikisini beraber kaldirip kaldiramayacagini hic dusunmez bunu yaparken karsidaki birey ama en icten dilekleriyle ister bunu!
Ama kimse Pandora'nin kutusunu acmak istemez... Cunku ayni sekilde, her birey boyledir...
Sadece istediklerinin arkasindan giden ve gitmeyen vardi...
Kimisi gider aslinda...
Hayallerinin ardindan, sadece gider...
Kimisi hayallerinden gider oysa...
Gitmek ne kadar kolay gelir iki tarafada...
Her iki taraf da dusunur zaman zaman yatagina yattiginda...
ve hep sorgular kendini...
Sanki geri de kalan yine kendisi degilmis gibi...
Sanki...
Sanki bir elmanin iki yarisi degillermis gibi...
Simdi zaman yaklasiyor hepimiz icin...
Belki de hayatlarimizda yapacagimiz en dogru secim icin...
Belki de hayatlarimizda yapacagimiz en yanlis secim icin...
Yoksa siz... hala daha karar vermediniz mi?
11/28/11
Muzik, Dunya, Einstein, Kara delikler...
Muzik nasil birseydir?
Neye yarar?
Kim neden muzik stili secer?
Bilinmiyor sanirim. Insanin beyninin nasil calistigini bilinmedigi gibi.
Cok garip degil mi ya? Yani bilmiyorsun ve bilemiyorsun, elindeki teknoloji bunu emule etmeye yetmiyor ve sen ugrastikca teknolojide gelistikce akil almaz sekilde beyin de gelisiyor. Yeni yeni seyler cikiyor ve takip edemiyorsun.
Moore kanunlarina gore her iki senede bir islemcilerdeki transistor sayisinin ikiye katlanmasi bile sanirim bu bilinmeyeni uzun sure cozemeyecege benziyor bana kalirsa.
Dusunsenize bir, kucukken size yilan saldirmis (bana degil, ornek bu) ve yilanlardan cok korkuyorsunuz. Veya bir partide bir tur ickiden cok fazla ictiginiz icin her onun kokusunu duydugunuzda size bir igrenme geliyor.(Bu ornek bana daha uygun) Simdi bunu nasil simule edebilirsiniz?
Bir islemci sizin yaptiginiz islemi inanilmaz sekilde kisa surede yapabilirken bir tasarim yapamamasi nedendir?
Soruyu tekrar soralim o zaman, sizce bir islemci sizin aklinizdan yapabildiginiz islemi sizden hizli yapabilir mi?
www.wolframalpha.com sitesini cok kullaniyorum ben ve karisik islemler icin bire bir... Yapamadiginiz islemin pat diye sonucunu veriyor saniyeler icerisinde... Inanilmaz bir site...
Bir de su yandan bakalim: Birisi size bir elma atiyor hic ummadiginiz anda! Beyniniz o elmanin size gelme hizini, yer cekiminden dolayi olusturacagi egriyi, her zaman olmasa da etraftaki ruzgar gibi etkenleri de hesaplayip sizin elinizin tam elmanin dusme noktasina getirerek size yakalatiyor. Ve bunlarin hic birini siz dusunerek yapmiyorsunuz! Buyrun bir de buradan yakalim!
Hadi insan gelismis yaratik, hayvanlarda da var bu!
Su anda okudugum, fizik ve kara delikler uzerine cok guzel bir kitap var ve butun canlilarda fizik kurallarinin dogustan ve cogu zaman dogru olarak entegre geldiginden bahsediyor. Kosan bir citanin arkasindan gelen kaplanin citayi ne zaman yakalayabilecegini ve hizini o saniyede hesapladigindan bahsediyor.
En sevdigim ornegi ise 2000 metrelik adam.
Bir adam dusunun boyu tam 2000 metre. Uzaydan dunyaya dogru dikey sekilde geliyor. Once ayaklari giriyor atmosfere (Hatirlatalim, yer cekimi dunyadan uzaklastikca azaliyor.)
Boyu cok uzun oldugundan ayaklarinin hissettigi yer cekimini beyni farkli hissediyor ve adam sanki "uzatiliyormus" hissine kapiliyor. Hani filmlerde adamin ayaklarini bir ata, ellerini bir ata baglayip cektiriyorlar ya, ayni onun gibi...
Okudum bu ornegi ve adamin akil almaz zekasina sasirdim kaldim... (The Black Hole War - Leonard Susskind)
Peki Einstein'in yillar sonra anca kanitlanabilinen izafiyet kuramina ne demeli? Ne demis? Uzaydaki zaman ile senin yasadigin zaman ayni zaman degil. Yani su demek oluyor bu, su anda yasadigimiz 1dk, uzayda veya manyetik alanin daha cok oldugu bir yerdeki 1dk ile ayni degil. Bir cisim isik hizina yaklastikca yavasliyor!
Bakin simdi eger bir cisim, isik hizina yaklastikca yavasliyor ise, haberlerde duydugumuz "10.000 isik yili uzaklikta" denilen seyler o kadar da uzak olmayabilir aslinda bize. Tamam su anda cok uzak ama teknoloji de ona gore ilerliyor. Daha da acayim ben konuyu en iyisi:
10.000 isik yili uzaklikta demek su demek, isik bir saniyede 300.000.000 metre gidiyor (Yaklasik)
Saniyede diyorum bakin! Karsilastirma yaparsak eger dunyanin cevresi 40.000.000 Metre (Yaklasik)
yani yaklasik olarak isik 1 saniyede dunyanin cevresini 7,5 kere dolanabiliyor...
Simdi bu isigin 1 saniye degil de 1 yil gittigini varsayarsak eger:
1 Yil = 31.500.000 saniye (Yaklasik)
Bu da yetmezmis gibi 10.000 sene gidiyor ki anca diger gezegene ulasabilsin!
Cok numara var burada, biliyorum ama sadece ne kadar buyuk oldugunu dusunun olayin diye soyluyorum!
Izafiyet kurami burada harika ise yariyor iste! Simdi normal olarak dusunuyorsun ki "Ya ben simdi isik hizina ciksam, 10.000 sene gidiyorum. Yine omrum yetmiyor!" Aha iste burada cok yanlis dusunce var. Fizik kurallarina gore bir cisim isik hizina yaklastikca, cisim yavasliyor! Bu demekdir ki o hizda giden bir cizim (veya insan) bizim su anda yasadigimiz zamani yasamiyor... Bize gore cok hizli gidiyor ama eger disaridan bakilabilse bir pencereden bu adama, bu adam cok cok cok cok yavas haraket ediyor olacak iceride. Butun vucudundaki atomlar da buna dahil oldugundan yaslanmasi ve bizim dunyada dedigimiz "omur" cok daha farkli bir boyut alacak.
Cok garip seyler bunlar cok!
Gordunuz mu bir muzik paylasayim dedim nereye gitti konu!
Hadi bunu yaptir da bilgisayar'a goreyim!!!
Buyrun, bulasik teline cevirdigim beyninizi rahatlamak icin gelsin:
LOSE YOU feat. Solveig Sandnes & Martin Ryum
11/20/11
Mutluluk ve Huzur
Dun gece saat 00:00 gibi butun sosyal medya ile ilgili olan hesaplarimi kapattim.
Bu radikal karari almamda kimsenin etkisinin olmadigini belirtmeliyim sanirim once.
Sadece yapmak istedim ve yaptim.
Sebep de aslinda belli, cok zaman harcamasi...
Iyi mi yoksa kotu mu tabiki tartisilir. Bana kalirsa cok iyi bir secim yaptim gibi geliyor cunku kesinlikle onune gecemedigim bir zaman harcama egilimindeydim. Surekli takip etmek, surekli bakma istegi ile kendimi karsi karsiya buluyordum. Sonunda "Yapabilir miyim ki?" dedim...
Beni bilenler bunun benim icin nasil bir zor karar oldugunu bilirler. Hayir, tabiki sosyopat bir insan degilim ama "I don't need a stable relationship, I just need a stable internet connection" diyen bir adamin "Internet" kimligini ortadan kaldirmasi biraz zor olabiliyor. Nitekim o kadar da zorlanmadigimi dusunuyorum bu konuda...
Onceden zaman para ederdi, vakit nakitti. Oysa simdi data daha cok para ediyor. Bunu hesaplarimi kapatirken daha cok gordum diyebilirim cunku hemen hemen butun hesaplarimi kapatirken bana "neden" diye soruldu. O soruyu yanitlamadan da kapatamadim hic birini.
Dusunsenize, simdi ben gibi bir cok insan var ve bu datayi topayip geri kalan insanlara nasil "hesabini kapatmasinlar?" diye plan yapiliyor. Cok acikli bir durum aslinda...
Diger bir sorun ise (ozellikle Friend Feed'de olan) hesabimimi kapatamam. Aslinda o sirada da dusunmedim degil. Onceden hic hesap kapatma yoktu.... Tabi ben bunu seneler oncesine dayanarak soylemekteyim.
Internette evrim teorisinden nasibini aliyor anlasilan...
Burayi daha cok kullanacagim gibi artik. Sanirim disariya kapattigim hayatimdan interneti tamamiyle kaldirmak gibi birsey yapmamaliyim. En azindan bir acik nokta birakmaliyim diye hissediyorum...
Buraya daha cok resim, daha cok ani, daha cok "kendim" koymaliyim...
Cunku kimin ne zaman kendini yitirecegi belli degildir hayatta... Gun gelir, geri gelir okurum...
Ama bugun burayi doldurmaliyim!
Buyrun oyleyse, herkesin gozlerinin icinin guldugu bir resim gecen geceki is yemegimizden...
Bu radikal karari almamda kimsenin etkisinin olmadigini belirtmeliyim sanirim once.
Sadece yapmak istedim ve yaptim.
Sebep de aslinda belli, cok zaman harcamasi...
Iyi mi yoksa kotu mu tabiki tartisilir. Bana kalirsa cok iyi bir secim yaptim gibi geliyor cunku kesinlikle onune gecemedigim bir zaman harcama egilimindeydim. Surekli takip etmek, surekli bakma istegi ile kendimi karsi karsiya buluyordum. Sonunda "Yapabilir miyim ki?" dedim...
Beni bilenler bunun benim icin nasil bir zor karar oldugunu bilirler. Hayir, tabiki sosyopat bir insan degilim ama "I don't need a stable relationship, I just need a stable internet connection" diyen bir adamin "Internet" kimligini ortadan kaldirmasi biraz zor olabiliyor. Nitekim o kadar da zorlanmadigimi dusunuyorum bu konuda...
Onceden zaman para ederdi, vakit nakitti. Oysa simdi data daha cok para ediyor. Bunu hesaplarimi kapatirken daha cok gordum diyebilirim cunku hemen hemen butun hesaplarimi kapatirken bana "neden" diye soruldu. O soruyu yanitlamadan da kapatamadim hic birini.
Dusunsenize, simdi ben gibi bir cok insan var ve bu datayi topayip geri kalan insanlara nasil "hesabini kapatmasinlar?" diye plan yapiliyor. Cok acikli bir durum aslinda...
Diger bir sorun ise (ozellikle Friend Feed'de olan) hesabimimi kapatamam. Aslinda o sirada da dusunmedim degil. Onceden hic hesap kapatma yoktu.... Tabi ben bunu seneler oncesine dayanarak soylemekteyim.
Internette evrim teorisinden nasibini aliyor anlasilan...
Burayi daha cok kullanacagim gibi artik. Sanirim disariya kapattigim hayatimdan interneti tamamiyle kaldirmak gibi birsey yapmamaliyim. En azindan bir acik nokta birakmaliyim diye hissediyorum...
Buraya daha cok resim, daha cok ani, daha cok "kendim" koymaliyim...
Cunku kimin ne zaman kendini yitirecegi belli degildir hayatta... Gun gelir, geri gelir okurum...
Ama bugun burayi doldurmaliyim!
Buyrun oyleyse, herkesin gozlerinin icinin guldugu bir resim gecen geceki is yemegimizden...
10/4/11
Kadi kizi....
Kimi zaman oluyor bana boyle. Birsey yokken, durup dururken hemde.
Hani aklima birsey gelse, birisi birsey dese, kotu bir ruya gorsem veya istedigim birsey olmasa da oluyor ama boyle bazen boslukta gibi oluyorum. Ha oyle miyim? Tabiki hayir ama... oluyor iste...
Durup dururken hemde...
Melankoliklik kanimda var heralde.
Derin bir sarkida gidebiliyorum uzaklara...
Ne hatirladigim, nereyi hatirladigim, kimi veya nasil hatirladigimdan bagimsiz; daliyor gozlerim.
Sanki hala daha birseyi anlayamiyor gibiyim.
Anlayamadigim cok sey var ama hala neyi anlayamadigimi bir bulsam sanki rahatlayacagim o anda...
Sonra mesela bir sarki aciyorum. Neseli bir yazi okuyorum.
Olmadi bir film izliyorum zaman bulursam.
En son ihtimal hergun ictigim kahveden "bir bardak yapiyim de kendime geleyim" diyorum.
Geciyor cogu zaman...
Bazen de hic onlardan birini yapmak istemiyorum. Boyle oturup ustune gitmek, enine boyuna dusunmek istiyorum. Bulamiyorum tabi ama baya bir dusunuyorum.
Sebepleriyle olanlari, anlayamadiklarimi da kabul ede ede hemde...
Artik ikisini de yapmiyorum ama ben sanirim. Ikisi icin de zaman ayiramiyorum acikcasi.
Guzel birsey ama bu, beni benden uzak tutuyor.
Cunku: "Ne korkunc seydir kendini tanimak"
Kabullendim bunu da sanirim.
Yani boyle her insanda gel gitler oluyormus. Bana ozel birsey degilmis melankoliklik.
Ne kadar da sacma degil mi aslinda bunun aksini dusunmekte
"En melankolik benim bu dunyada" demek filan...
Onun yerine bundan keyif aliyorum. Hatta bazen fazla bile geliyor bu keyif, icinden cikiveriyorum...
Kimi zaman sorana solumdan kalktim diyorum, kimi zamansa "gunes actigi icin" .
Yagmur varsa mesela "yagmurdan ya" filan diyorum. Ya da "abi yorgunum ya, dinlenemedim" diyorum...
Ben bildigin baya baya yalan soyluyormusum aslinda ya...
ama en buyuk yalan "iyiyim ben!" degil de nedir?
Bunu okuyan insana simdi ben ne zaman "iyiyim" desem inanmaz.
Annem mesela, kesin "birsey mi oldu yavrum? Saklamiyorsun di mi benden?" der hep.
Yine der belki ama simdiden soyleyeyim ben, iyiyim anne :)
Hatta bak, oglunda da insanligin icinden birseyler var...
Saka yahu, latife yapiyorum...
Benim yaptigimi aslinda artik ben "simariklik" olarak dile getiriyorum....
Cunku bana gore, kotu bir hayatim yok...
Isyanim da, kavgam da, kurtulmam gereken birsey de yok...
Istediklerim tabiki cok ama zamanla onlarda.
Hem bir insan neden takar ki birseyi?
Yani "ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir?"
-----
Saka maka buyudum yahu... Yaptiklarim, dusunduklerim yapmak istediklerim, kabullenmelerim, bakislarim, konusmlarim, davranislarim... Ciddi ciddi buyudum!
Buyumek guzel seymis aslinda. Adami biraz daha ceki duzene sokuyormus.
Ama hala daha bavulumu alip gidecek kadar gencim iceride...
Hem ben ciddi ciddi gamli adammisim ya. Sadece daha onceleri cok "gam" yokmus hayatimda.
Ben hatta susabiliyormusum da bazen. Ya da uslu uslu da oturabiliyormusum...
Okuldaki ogretmenlerim duysalar kesin inanmazlar ama ben yaramazlik da hic yapamaz olmusum.
ama hic bir zaman bikmadan, usanmadan ve boburlenerek soyledigim gibi zeki adamim ben ya.
En azindan ortanin ustundeyim... Bunu soyledigim icin hic oyle birsey yok da kendimi buyutuyormusum gibi de geliyor hani ama sirf bunu dusunebildigim icin bile kendime kredi veriyorum. Lami cimi yok, akilliyim iste.
Hem senin vucudun "Manken" gibi olsa cikip gostermez misin? Tabiki gosterirsin. Ben de zekiligimi boyle gosteriyorum.
Gobek var hani, manken degilim bari bunu yapayim di mi ama? O kadari kadi kizinda bile var demisler.
Yemeklere cok taktim bu aralar ama... Yemek tarifi acip okuyorum filan. hepsini yapamiyorum tabi ama denemiyor da degilim.
Sulu yemeklere mesela bayildim. Bazen de "ben yaptim ya ondan mi seviyorum acaba?" diyorum kendime.
Tamam megolomanlik yok degil de o kadar da olmaz.
Yani anlayacagin yaptigim yemekleri severek yiyorum.
Yaziya nasil basladim, nasil bitiyor...
Ben simdi beni sevmeyeyim de kadi kizina mi asik olayaim?
Hani aklima birsey gelse, birisi birsey dese, kotu bir ruya gorsem veya istedigim birsey olmasa da oluyor ama boyle bazen boslukta gibi oluyorum. Ha oyle miyim? Tabiki hayir ama... oluyor iste...
Durup dururken hemde...
Melankoliklik kanimda var heralde.
Derin bir sarkida gidebiliyorum uzaklara...
Ne hatirladigim, nereyi hatirladigim, kimi veya nasil hatirladigimdan bagimsiz; daliyor gozlerim.
Sanki hala daha birseyi anlayamiyor gibiyim.
Anlayamadigim cok sey var ama hala neyi anlayamadigimi bir bulsam sanki rahatlayacagim o anda...
Sonra mesela bir sarki aciyorum. Neseli bir yazi okuyorum.
Olmadi bir film izliyorum zaman bulursam.
En son ihtimal hergun ictigim kahveden "bir bardak yapiyim de kendime geleyim" diyorum.
Geciyor cogu zaman...
Bazen de hic onlardan birini yapmak istemiyorum. Boyle oturup ustune gitmek, enine boyuna dusunmek istiyorum. Bulamiyorum tabi ama baya bir dusunuyorum.
Sebepleriyle olanlari, anlayamadiklarimi da kabul ede ede hemde...
Artik ikisini de yapmiyorum ama ben sanirim. Ikisi icin de zaman ayiramiyorum acikcasi.
Guzel birsey ama bu, beni benden uzak tutuyor.
Cunku: "Ne korkunc seydir kendini tanimak"
Kabullendim bunu da sanirim.
Yani boyle her insanda gel gitler oluyormus. Bana ozel birsey degilmis melankoliklik.
Ne kadar da sacma degil mi aslinda bunun aksini dusunmekte
"En melankolik benim bu dunyada" demek filan...
Onun yerine bundan keyif aliyorum. Hatta bazen fazla bile geliyor bu keyif, icinden cikiveriyorum...
Kimi zaman sorana solumdan kalktim diyorum, kimi zamansa "gunes actigi icin" .
Yagmur varsa mesela "yagmurdan ya" filan diyorum. Ya da "abi yorgunum ya, dinlenemedim" diyorum...
Ben bildigin baya baya yalan soyluyormusum aslinda ya...
ama en buyuk yalan "iyiyim ben!" degil de nedir?
Bunu okuyan insana simdi ben ne zaman "iyiyim" desem inanmaz.
Annem mesela, kesin "birsey mi oldu yavrum? Saklamiyorsun di mi benden?" der hep.
Yine der belki ama simdiden soyleyeyim ben, iyiyim anne :)
Hatta bak, oglunda da insanligin icinden birseyler var...
Saka yahu, latife yapiyorum...
Benim yaptigimi aslinda artik ben "simariklik" olarak dile getiriyorum....
Cunku bana gore, kotu bir hayatim yok...
Isyanim da, kavgam da, kurtulmam gereken birsey de yok...
Istediklerim tabiki cok ama zamanla onlarda.
Hem bir insan neden takar ki birseyi?
Yani "ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir?"
-----
Saka maka buyudum yahu... Yaptiklarim, dusunduklerim yapmak istediklerim, kabullenmelerim, bakislarim, konusmlarim, davranislarim... Ciddi ciddi buyudum!
Buyumek guzel seymis aslinda. Adami biraz daha ceki duzene sokuyormus.
Ama hala daha bavulumu alip gidecek kadar gencim iceride...
Hem ben ciddi ciddi gamli adammisim ya. Sadece daha onceleri cok "gam" yokmus hayatimda.
Ben hatta susabiliyormusum da bazen. Ya da uslu uslu da oturabiliyormusum...
Okuldaki ogretmenlerim duysalar kesin inanmazlar ama ben yaramazlik da hic yapamaz olmusum.
ama hic bir zaman bikmadan, usanmadan ve boburlenerek soyledigim gibi zeki adamim ben ya.
En azindan ortanin ustundeyim... Bunu soyledigim icin hic oyle birsey yok da kendimi buyutuyormusum gibi de geliyor hani ama sirf bunu dusunebildigim icin bile kendime kredi veriyorum. Lami cimi yok, akilliyim iste.
Hem senin vucudun "Manken" gibi olsa cikip gostermez misin? Tabiki gosterirsin. Ben de zekiligimi boyle gosteriyorum.
Gobek var hani, manken degilim bari bunu yapayim di mi ama? O kadari kadi kizinda bile var demisler.
Yemeklere cok taktim bu aralar ama... Yemek tarifi acip okuyorum filan. hepsini yapamiyorum tabi ama denemiyor da degilim.
Sulu yemeklere mesela bayildim. Bazen de "ben yaptim ya ondan mi seviyorum acaba?" diyorum kendime.
Tamam megolomanlik yok degil de o kadar da olmaz.
Yani anlayacagin yaptigim yemekleri severek yiyorum.
Yaziya nasil basladim, nasil bitiyor...
Ben simdi beni sevmeyeyim de kadi kizina mi asik olayaim?
Subscribe to:
Posts (Atom)